1  |  2  |  3  |  4  |  5  |  6 |  7 |  8  |  9  |  10  |  11  |  12


  • sergiden haberler

    1  |  2  |  3  |  4  |  5 |  6  |  7  |  8  | 9


  •          

  • USTA VE ANNESİ TUVALDEN BAKIYOR

    Nâzım'ın bilinmeyen bir ustalığı daha var ki annesinden yadigar kalmış. Yahya Kemal'le yaşadığı büyük aşkla da tanınan Celile Hanım ile Nâzım'ın resimleri ve yaptığı eşyalar, Yapı Kredi Sanat Galerisinde sergileniyor.

    Türk şiirinin en güçlü kalemlerinden Nâzım Hikmet, kimine göre bir vatan haini kimilerine göre de kendini vatanı için feda etmiş biridir. Farklı ideolojilerin mensupları bile onun adını sıkça anar, hakkında konuşur. Ama bazı özellikleri çok az bilinir. Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık'ın 23 Şubat'a dek sürecek olan sergisi ise onun bu yönlerini ortaya koyuyor: Oğul ve ressam Nâzım Hikmet. "Celile Hanım ve Nâzım Hikmet portreler" adını taşıyan sergide hem annesi Celile hanımın hem de şairin resimleri yer alıyor. Ayrıca Nâzım'ın hapishanedeyken Pirâye için yapmış olduğu tahta sandıklar, kutular, çantalar, boncuklar süs eşyaları da yaratıcılığına ışık tutuyor.

    TABLO GİBİ MAKYAJ

    Oğlu Memet Fuat, sergi için hazırladığı katalogda Nâzım'ın resim sevdasının annesine özenmesiyle başladığını söylüyor: "Celile Hanım'ın ressamlığı varlıklı hobi değil tutkuydu. Ressam olmak için evini barkını dağıtıp Paris'e gittiği söylenirdi. Kadıköy'de oturduğumuz yıllarda, Nâzım, annem, ben arada bir ona giderdik. Evi tam anlamıyla bir ressam eviydi." Memet Fuat, Nâzım Hikmet'le annesinin küçük bir atışmasına da yer veriyor: "Her zaman süslüydü. Yüzünü aşırı boyadığı için Nâzım kızar, söylenir, 'Hepsini silmezsen çıkıp gidiyorum' diye kapıya yönelirdi. Celile Hanım boyalarını silmeye gidince annem, 'Nâzım niye böyle yapıyorsun, o bir ressam, yüzünü de bir tablo gibi boyuyor, niye anlamıyorsun' derdi.

    SAAT GERÇEKMİŞ

    Nâzım Hikmet karakalemle evdeki herkesin profillerini çizermiş. Vedat Başar ona "Nâzım sen aç kalmazsın" diye takılır, bir panayırda çizse kaç para kazanacağını hesaplarmış. Yıllar sonra bu resimlerden iki tanesini sahafta bulunmuş. Kitap okurken kapağına ya da içine gemi, el göz ya da korkunç suratlar çizermiş. Yaptığı eşyalara bakınca insan 'pes artık' diyor. Pirâye için yaptığı sandıkların her biri el emeği göz nuru. Hatta kızı Suzan için aynalı bir pudralık bile yapmış. Hepsi hapishanedeki sabrının ve Pirâye'ye aşkının göstergesi. Özel eşyaları arasındaki kol saati ise aslında bize çok tanıdık. "Senin adını/ Kol saatimin kayışına tırnağımla kazıdım" dediği saat bu. Yani bu dize sadece bir sembol değil gerçekmiş. Saatin içinde ise Pirâye ve çocukları Memet ve Suzan'ın fotoğrafları var.

    Edebiyat tarihi ve tarihçileri için ise en önemli eşyalar şüphesiz ki defterleri. Bu defterlere birçok desenin yanı sıra şiirlrinin ilk halleri de var. Yahya Kemal'le yaşadığı büyük aşkla da tanınan Celile Hanım ise kelimenin tam anlamıyla bir ressam. 40 yaşından sonra Paris'e resim eğitimi için giden Celile Hanım gözleri görmediği halde ölümüne dek resim yapmayı sürdürmüş. Daha çok resmettiği nü'lerle tanınan Celile, Hikmet'in resimlerini gördüğünüzde şairin ona özenmesine hak vereceksiniz.

    KUTLAMA MESAJLARI

    Nâzım Hikmet, bugün yaşasaydı belki de bölücülükle suçlanırdı. Ama o hala insanları birleştirmeye devam ediyor. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Başbakan Bülent Ecevit de buna dahil. Sergi için temennileri şöyle:

    * Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer:

    "Celile Hanım-Nâzım Hikmet Portreler " sergisine davetiniz için teşekkür ediyorum. Sanat farklı toplumları birbirine yaklaştıran evrensel bir dildir. Toplumların aydınlık ve güzel günlere kavuşmasında estetik ve felsefi boyutuyla her zaman etkin bir güç olarak varlık göstermiştir. Serginin başarılı geçmesini diliyor, tebriklerimi iletiyorum."

    * Başbakan Bülent Ecevit:

    "Celile Hanım-Nâzım Hikmet Portreler" sergilerinin açılış kokteyline davetiniz için teşekkür ederim. Değerli katkılarınızın devamı dileğiyle sevgiler, saygılar sunarım.

    Ailesi istedi

    Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık'ın Genel Müdürü Ömer Kükner, serginin Nâzım Hikmet'in eserlerini artık YKY tarafından yayımlanacak olmasıyla ilgili olmadığını belirtiyor: "Vatandaşlık tartışmalarıyla hiç ilgisi yok. Çünkü biz bu sergiyi iki senedir planlıyorduk. Bunda da Nâzım'ın ailesinden gelen istekler etkili oldu ve biz çok heyecanlandık. Özellikle Celile Hanım çok gölgede kalmış bir isimdi ve böylece ona da gereken değeri vermiş olduk."


    3 ŞUBAT 2001 SABAH GAZETESİ
    CUMARTESİ EKİ