1  |  2  |  3  |  4  |  5  |  6 |  7 |  8  |  9  |  10  |  11  |  12


  • sergiden haberler

    1  |  2  |  3  |  4  |  5  |  6  |  7  |  8 | 9


  •          

  • NÂZIM VE ANNESİ

    Nâzım Hikmet'in 100. Doğum yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Portreler" isimli sergi, 23 Şubat'a dek Kâzım Taşkent Sanat Galerisi'nde.

    Yapı Kredi Kültür Mekezi tarafından Nâzım Hikmet'in 100. Doğum yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Celile Hanım ve Nâzım Hikmet - "Portreler" sergisi, Kâzım Taşkent Sanat Galerisi'nde açıldı. Nâzım Hikmet, bu sergide ilk kez annesiyle aynı çatı altında yan yana geliyor. Sergide, Nâzım Hikmet ve annesi Celile Hanım'ın yaptığı portreler ve başta Pirâye Hanım'ın koleksiyonu olmak üzere çeşitli koleksiyonlardan derlenen yapıtlar bulunuyor.

    Pirâye'ye özel

    Serginin Nâzım Hikmet bölümü, şairin büyük aşkı Pirâye Hanım koleksiyonundan alınan parçalardan oluşuyor. Bu bölümde büyük ozanın özellikle hapishane yıllarında yaptığı portreler, desenler, defterler ve el işleri yer alıyor. Serginin diğer bölümünde ise, resim yapmaya Çankırı Cezaevi'inde başlayan Nâzım Hikmet'in yağlıboya, guvaş, pastel ve karakalem çalışmaları sunuluyor. Bu çalışmalar arasında, cezaevini içinden görünümler, mahkumların ve kendisinin portreleri ve Pirâye Hanım'ın resimleri bulunuyor. Büyük şairin çalışmaları yalnızca Çankırı Cezaevi'yle sınırlı kalmıyor, Bursa Cezaevi'nde yoğunlaşarak sürdürdüğü çalışmalarına da yer veriliyor, sergide.

    Nâzım Hikmet'in, cezaevini yansıtan resimleri, genelde toplumsal bir bildiri ve mesaj içermiyor. Şairin Pirâye Hanım için yaptığı el işleri ise serginin en ilginç bölümünü oluşturuyor. Bu bölümde şairin tahtadan yaptığı kutular, ceviz oyma yüzük, aynalı pudralık, boncuklarla kaplanmış lambalar ve saatlikler, büyük ustanın hünerini gözler önüne seriyor.

    Celile Hanım'dan nü'ler

    Serginin ikinci bölümünde, Nâzım Hikmet'in annesi Celile Hanım'ın yağlıboya, desen, pastel ve suluboya çalışmaları yer alıyor. Celile Hanım'ın daha çok aile portreleri çalışmalarına ağırlık verdiği görülüyor. 40 yaşından sonra 1920'de Paris'te resim okumaya giden gözleri görmediği halde ölümüne kadar resim yapmayı sürdüren Celile Hanım, özellikle nüleriyle tanınıyor.

    Sergiye, Nâzım Hikmet'in üvey oğlu Memet Fuat'ın kaleme aldığı "Nâzım Hikmet: Portreler" kitabı eşlik ediyor.

    Kol saatindeki iz...

    Sergide yer alanlardan biri de şairin kolsaati. Bu kol saatinin bir özelliği de, ozanın Pirâye Hanım'a olan özleminden izler taşıması:

    Senin adını
    kol saatimin kayışına
    tırnağımla kazıdım
    Malum ya bulunduğum yerde
    ne sapı sedefli bir çakı var
    (bizlere alatı-katia verilmez)
    ne de başı bulutlarda bir çınar.
    Belki avluda bir ağaç
    bulunur ama
    gökyüzünü başımın üstünde
    görmek bana yasak..."


    İlke Kamar
    04.02.2001 MİLLİYET GAZETESİ/PAZAR EKİ